Bu yazıyı ilk iş günüm
olan bugün kaleme aldım. Ofise girdim boş bir yer buldum oturdum gerginliğimi
alsın diye yazmaya başladım. Bu ilk görüşlerim oldu yani. Ayrıca olay yerinden
bir yazıydı.
Saat 08.45 sabahın
köründe uyanmış tangur tungur otobüslerde, metroda sallana sallana içim çıkmış
şekilde iş yerime geldim. Toplantı odasındayım şu an. Gerginim ve sadece geleceği
düşünmekten başka bir şey yapmıyorum.
Ofise girmeden
önce bahçede yeni başlayanlar olarak bir iki kişiyle sohbet etme fırsatım oldu.
Gerginliğimi biraz aldı ancak ruhum hala daralıyor. Toplantı masasının
etrafında sekiz kişi dizildik eğitim verilecek denildi onu bekliyoruz. Dakikalar
geçiyor sessiz bekleyiş sürüyor. Sessizlik oldukça daha çok geriliyorum. Tam karşımda
platin saçlı suratsız bir hanımefendi oturuyor. Mimikleri donuk sadece etrafı
izliyor. Ben kafamı eğdim sadece yazı yazıyorum. Herkes ne yapıyor bu bıyıklı
diyebilir aslında.
Şimdi bir kişi
daha geldi, kaç kişi olacağımız meçhul. İşimizin nasıl işleyeceği meçhul. Demin
giren hanımefendi rüzgar gibi geldi. Sandalye nerede, nereye oturayım, biraz
çekilir misiniz vs. iyice gerildim.
Bayağı kalabalık
olmaya başladık. Gelen artık yer bulamamaya başladı. Ben de gözlemlerimi neden
yazıyorum onu da bilmiyorum. Çok gerginim sadece. Biraz birbirimizle konuştuk
ortam sakinledi sürekli şaka yapıyorum. Çok gerildiğimde saçma sapan konuşurum
aslında sürekli geyik yaparım. Biraz frenliyorum bu sefer kendimi. Eğitim veren
kişi çok sempatik olduğumu beyan etti bana. Herkes aynı anda evet evet dedi. Bu
biraz daha gerginliğimi aldı.
Eğitim gün boyu
sürdü. Yazının başından beri gerginim derken aslıda bu gerginlik bu işi
becerebilir miyim korkusu olduğundan. Eğitim gayet yoğum geçti. Biraz kafamdan
duman çıkmadı değil. Ayrıntılı bir eğitimdi
Demin suratsız
dediğim hanımefendi gayet samimi sempatik bir hanımefendi oldu. İlk söylediklerim
için özür dilerim. İlk görüştü o, insan sarrafı değilim. Etrafına yuvarlak
yaptığımız masanın arka sırasında kalan bir beyefendiden kıl kaptım sadece. Çok
ukala ve bayağı konuşuyordu kendisi. Eğitimi veren şahsı bir ara konuşturmadı
bile. Ben göz devirdikçe yanımda ki bana bakıp güldü durdu.
Köşede sessiz
duran iki kişi vardı onlardan biriyle muhabbet etme şansım oldu. Tatlı bir
köpekleri varmış puddle. Fotoğrafını bile gösterdi. Masaya tamamen hakim olan
bir hanımefendi vardı o gayet sempatikti ancak demin ki ukala için söylediklerim
onun için geçerli değil. Gayet konuşkan biriydi. Karşımda oturan platin saçlının
yanında sürekli bilgisayarım bozuldu maili açamadım diyen biri vardı.
Bir ara klima konuşuldu.
Açarız açmayız yanarız yanmayız diye. Garipti… Hepimiz robotlar gibi programlandık.
Çalışmaya hazırız. Başaracaksın Emirhan bu iş senin hayatını değiştirecek. Her şey
çok güzel olacak. Bir şekilde tutunacaksın. Ekip arkadaşlarım gayet makul
sevecen insanlar beraber, onlar kendileri yarış atı gibi hissetmedikleri
sürece, el ele verip bu şirketin altını üstünü getireceğiz.