✍️ Kaldığım Yerden Yazılar

Bu blog suskunluğu yırtmaya çalışan birinin özgür olduğu bir yerdir.
lütfen evinde hisset, hoş geldin.

Beni Takip Et

X Instagram
yeni başlangıçlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeni başlangıçlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Eylül 2025 Cumartesi

Yeni İş, Yeni Düzen

 



            Son bir haftadır yeniden bir işe girdiğimden mütevellit yazı yazmıyorum. Sebebi de eve gelip direkt yatağa geçip uyuyakalıyorum. Sonra uyanıp dişlerimi fırçalayıp duşa girip yeniden uyuyorum. Bu kadar yorulacak ne yapıyorum? Aslında hiçbir şey, sadece o kadar süredir işsiz kalmanın getirdiği ataleti atıyorum üzerimden. Erken kalktığım erken yattığım için şimdiye kadar ki uyku düzenimi değiştirmeye çalışıyorum.

            Yeni işim daha önce hiç yapmadığım bir iş. Ne çağrı merkezi ne mavi yaka bir iş. Yine bir gün telefonum çaldı. Arayan uzun zamandır görüşemediğim bir dostumdu. “Birader blogunun sıkı takipçisiyim, sana bir iş buldum seni şu çağrı merkezi döngüsünden kurtaralım artık” dedi. Bu sefer diğerleri gibi benden haber bekle gibi yaklaşmadı öğleden sonra falanca yere git dedi. Gittim konuştum iki saat içinde işe kabul edildim. Mutluluktan havalara uçuyordum. Kendisine nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum.

            Yaptığım iş tır sevkiyatı ayrıca ofis işleri. Gelen malların diğer tıra doğru aktarılmasını sağlıyorum. Bundan arta kalan zamanlarda da şirketin arabalarıyla ilgileniyorum. Ayrıca bankaya notere kargoya gidiyorum. Yani joker eleman sayılırım. Kırk yıl düşünsem ehliyetimin bir işe yarayacağını düşünmezdim. Kaldı ki çok iyi de araba kullandığım söylenemez. Ablama ait olan emektar bir Megane kullanıyordum ve sadece ona alışıktım. Geçenlerde bir komşumuz arabamı kullanır mısın falanca yere gidilecek dediğinde arabayı kullanamamıştım. Yine öyle bir şey olacak sandım ama çok şükür olmadı. Telaşımı bastırabiliyorum. Şimdiye kadar farklı iki araba kullandım daha da kullanacağa benziyorum.

            Her arabaya bindiğimde başıma bir hal gelmesin diye dua ede ede sakin sakin kullanıyorum. Ah! Bir de yol bilgim olsa mükemmel olacak. Her yere navigasyonla gitmek o kadar zulüm ki. Telefonu koyacak yer bulmak da zor. Benim arabamda sorun yok da farklı arabalarda zorlanıyorum.

            Bana tahsis edilen araba oldukça konforlu bir hafif ticari araç. O kadar keyifli ki kullanması dediğim gibi şimdiye kadar kullandığım Megane garibim kaldı. Ama o araç ilk göz ağrım tabi, onun yeri ayrı.

            Müdürüm çok yardımcı olmaya çalışan biri anlamadığım yığınla şeyi tekrar tekrar soruyorum. Hiç gocunmadan cevap veriyor. Ancak maalesef birkaç hafta sonra gidiyor kendisi yeni bir müdürümüz olacak. Pazartesi yeni müdürümüz gelecek, kendisini oldukça merak ediyorum. Nasıl birisi ketum mu, neşeli mi, agresif mi, sakin mi, hiç bilmiyoruz. Sadece rahat çalışacak biri olsa yeterli benim için.

            İşi anlamaya çalışıyorum hala belli nüansları anlamış değilim, müdürüm acele etme anlarsın diyor. Anlamak zorundayım kendisi gittiğinde dımdızlak kalmamak için hızlıca anlamam lazım. Hangi palet nereye, hangi liman, hangi konteyner yığınla bilgi var. Ek olacak sürekli tırcı abilerle konuşuyorum. Burada otostop zamanları onlarla yaptığım muhabbet oldukça işime yarıyor. Geldiklerinde bir sigara uzatıyorum “yolculuk nasıldı abi sakin ol acele etme” deyip oturtuyorum. Böylelikle rahatça yükleme boşaltma yapabiliyoruz.

            Tabi depo sorumlusu da oldukça yardım ediyor. Maalesef o da ay sonu işi bırakacak. Zaten benim işime yarayacak herkes işi bırakıyor. Bir an önce işi kavramam lazım. Ama bu sefer sakinim mutluyum işimi seviyorum. Kendimi geliştirmeye hevesliyim.

25 Ağustos 2025 Pazartesi

İlk İş Günüm: Gerginlikten Sempatiye

 


            Bu yazıyı ilk iş günüm olan bugün kaleme aldım. Ofise girdim boş bir yer buldum oturdum gerginliğimi alsın diye yazmaya başladım. Bu ilk görüşlerim oldu yani. Ayrıca olay yerinden bir yazıydı.

            Saat 08.45 sabahın köründe uyanmış tangur tungur otobüslerde, metroda sallana sallana içim çıkmış şekilde iş yerime geldim. Toplantı odasındayım şu an. Gerginim ve sadece geleceği düşünmekten başka bir şey yapmıyorum.

            Ofise girmeden önce bahçede yeni başlayanlar olarak bir iki kişiyle sohbet etme fırsatım oldu. Gerginliğimi biraz aldı ancak ruhum hala daralıyor. Toplantı masasının etrafında sekiz kişi dizildik eğitim verilecek denildi onu bekliyoruz. Dakikalar geçiyor sessiz bekleyiş sürüyor. Sessizlik oldukça daha çok geriliyorum. Tam karşımda platin saçlı suratsız bir hanımefendi oturuyor. Mimikleri donuk sadece etrafı izliyor. Ben kafamı eğdim sadece yazı yazıyorum. Herkes ne yapıyor bu bıyıklı diyebilir aslında.

            Şimdi bir kişi daha geldi, kaç kişi olacağımız meçhul. İşimizin nasıl işleyeceği meçhul. Demin giren hanımefendi rüzgar gibi geldi. Sandalye nerede, nereye oturayım, biraz çekilir misiniz vs. iyice gerildim.

            Bayağı kalabalık olmaya başladık. Gelen artık yer bulamamaya başladı. Ben de gözlemlerimi neden yazıyorum onu da bilmiyorum. Çok gerginim sadece. Biraz birbirimizle konuştuk ortam sakinledi sürekli şaka yapıyorum. Çok gerildiğimde saçma sapan konuşurum aslında sürekli geyik yaparım. Biraz frenliyorum bu sefer kendimi. Eğitim veren kişi çok sempatik olduğumu beyan etti bana. Herkes aynı anda evet evet dedi. Bu biraz daha gerginliğimi aldı.

            Eğitim gün boyu sürdü. Yazının başından beri gerginim derken aslıda bu gerginlik bu işi becerebilir miyim korkusu olduğundan. Eğitim gayet yoğum geçti. Biraz kafamdan duman çıkmadı değil. Ayrıntılı bir eğitimdi

            Demin suratsız dediğim hanımefendi gayet samimi sempatik bir hanımefendi oldu. İlk söylediklerim için özür dilerim. İlk görüştü o, insan sarrafı değilim. Etrafına yuvarlak yaptığımız masanın arka sırasında kalan bir beyefendiden kıl kaptım sadece. Çok ukala ve bayağı konuşuyordu kendisi. Eğitimi veren şahsı bir ara konuşturmadı bile. Ben göz devirdikçe yanımda ki bana bakıp güldü durdu.

            Köşede sessiz duran iki kişi vardı onlardan biriyle muhabbet etme şansım oldu. Tatlı bir köpekleri varmış puddle. Fotoğrafını bile gösterdi. Masaya tamamen hakim olan bir hanımefendi vardı o gayet sempatikti ancak demin ki ukala için söylediklerim onun için geçerli değil. Gayet konuşkan biriydi. Karşımda oturan platin saçlının yanında sürekli bilgisayarım bozuldu maili açamadım diyen biri vardı.

            Bir ara klima konuşuldu. Açarız açmayız yanarız yanmayız diye. Garipti… Hepimiz robotlar gibi programlandık. Çalışmaya hazırız. Başaracaksın Emirhan bu iş senin hayatını değiştirecek. Her şey çok güzel olacak. Bir şekilde tutunacaksın. Ekip arkadaşlarım gayet makul sevecen insanlar beraber, onlar kendileri yarış atı gibi hissetmedikleri sürece, el ele verip bu şirketin altını üstünü getireceğiz.

Konuşmayı Beceremeyen Birinin Yazıları

  Saatlerdir boş ekrana bakıp duruyorum. Bu sefer yine “Şöyle girme şu yazılara.” diyorum kendi kendime. Yazmaya değer hiçbir şey bulamadım ...