✍️ Kaldığım Yerden Yazılar

Bu blog suskunluğu yırtmaya çalışan birinin özgür olduğu bir yerdir.
lütfen evinde hisset, hoş geldin.

Beni Takip Et

X Instagram
yol hikayesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yol hikayesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2025 Çarşamba

Otostop Güzergâhı: Bir Parmakla Başlayan Yolculuklar

 


       Herkesin unutamadığı anılar vardır. İnsanlara, eşine, dostuna zevkle anlattığı anılar vardır. Anlattıkça da anlatır hatta. Kimisi misal bir ülkeye gitmiştir orayı sürekli anlatır. Kimisi de askerlik anılarını, ki Türk erkeklerinin yegane hatıralarından biridir bu, anlattıkça anlatır. Hatta anlatılan kişiler iyi ki gittin kardeşim ne anlattın diyebilir. Benim askerlik anım pek yok zira sabah 4’te kalk izmarit topla, tank yıka, yat, kalk, sürün ile geçti genelde. Ancak yine de çokça anım var bunu başka bir yazıda anlatırım. Farklı bir ülkeye de gitmedim. Benim en çok anlatmayı sevdiğim anılarım üniversitede otostop anılarımdır.

            Üniversitedeyiz, aklımız bir karış havada. Heyecan arıyoruz sürekli ancak aklımıza pek bir şey gelmiyor ne yapalım derken otostop çekip şehir şehir gezme fikri geldi aklımıza. Sene 2014-15 civarı henüz hala insanlar birbirinden bu kadar korkmuyor yabancıları arabalarına alabiliyordu. Televizyonda her gün o onu kesti biçti haberleri var ama hala insanlarımız güveniyordu bir şekilde birbirine.

            Çantalarımızı hazırladık sırtladık Bursalılar bilir Görükle otobanının Karacabey yönüne çıktık. Başladık parmak kaldırmaya, daha önceki yazımda bahsettiğim Seda ile yapıyoruz bunları tabi. Bana cesaret veren de oydu elbette. On on beş dakika sonra bir tırcı abi yanaştı “nereye gençler” dedi. Aklımıza hemen İzmir gelmişti. Düşünmemiştik nereye gideceğimizi. tırcı dayı atlayın Menemen’e gidiyorum oraya kadar gideriz dedi. Sevinçle atladık gidiyoruz. tıra binerken ki racon ayakkabıların çıkarılmasıymış. Hemen oracıkta öğrendim. Zira içi evinizin salonu gibi adeta. Sigara ikramları başladı. Nerelisiniz nerden geliyorsunuz falanlar… Baya koyu bir muhabbete daldık. Abi yıllardır Yalova İzmir yolunu sık gittiği için virajların sayısına kadar biliyordu. Hatta Balıkesir’in bir kazasından geçerken içeri oda kokusu sıktı yol kenarında tavuk çiftliği varmış kokuyu sıktıktan beş dakika sonra oranın kokusunu da aldık.

            Sırayla uyuduk haliyle gece vaktiydi yol tabi. Abinin derdi yolda yalnız gitmeyeyim laflarım uykum gelmez tabi. Laflayacak nöbetçi bırakıyoruz yani. Elimiz sigara paketimize gittiğinde abi hemen bağırıp “oradan yakma benden iç aman ha” diyordu sürekli. Sigara kullanmayan tır şoförüne hiç rast gelmedim. Kendi paketimizi içmediğimiz gibi her indiğimiz arabadan paket paket sigarayla iniyorduk. Menemen’ e sabaha karşı geldik. Sıra İzmir’e gitmekteydi. Bu sefer bir kamyona denk geldik. Arabada her şey ama her şey vardı. Kettle, fırın, ocak, çaydanlık, televizyon artık aklınıza ne gelirse. Dayalı döşeli halılar bile. Gene sigara ikramları. Abi diyoruz var sigaramız “yok illa ki benden alacaksınız” geliyor hemen.

            İzmir’e sabah vardık. Hala var mı bilmiyorum Facebook’ta İnterrail Türkiye coach grubundan kendimize kalacak yer ayarladık. İnsanlar böyle otostopçulara evlerinde kalacak yer ayarlıyorlar. Öyle bir sayfa. Sanki kırk yıllık ahbap gibi ağırladılar bizi. Kahvaltılar vs. neyse kordona indik birer bira içip kalkıp tekrar yola koyulduk. Sanki İzmir’e gidip ne yaptık. Dediğim gibi sadece bira… dönüş yolu da gene tır ile oldu. Bu sefer şanslıydık direkt Görükle’ye birini bulmuştuk. Muhabbetler goygoy, gırgır, şamata hatta yolda müzik açıp küçücük kabinde dans ettik kahkaha eşliğinde. O abinin adını bile hatırlıyorum İbrahim abi. Renault bir tırı vardı. Yazıyı okuyacağını sanmıyorum ama selam olsun ona.

            Daha anlatacağım anılarımı elbette. Karşılaştığım zorlukları sıkıntıları da anlatacağım. Otobanın kenarında arabadan kovulmamı da… Bu böyle kısa bir yazı bir giriş olsun dedim. O günleri hep özlüyorum.  Şu an üstüne para verseniz dahi yapamayacağım bir şey. Zira devir eski devir değil. Ama belki yine cesaretim gelirse yine yapabilirim. Belli mi olur?

24 Haziran 2025 Salı

81 İl, 1 Hafıza, ve Hiçbir İşe Yaramayan Bilgi

 



İllerin plaka kodlarını ezbere bilenleri hep havalı bulmuşumdur. Ne zaman yabancı bir plaka görsem tahmin etmeye çalışırım bildiğim ilden geriye ya da ileri doğru saymaya çalışırım işin içinden çıkamaz en son ya yanımdakine sorarım ya da internetten bakarım. Ama istisnasız hep yaparım bunu. İstanbul 34 o da oturduğum için Bursa 16 o da sekiz sene orada yaşadığım için Kırklareli 39 o da orada askerlik yaptığım için ezbere bilirim. He bir de Ardahan 75 o da memleketim elbette. Bunlar istisnasız bildiklerim. Zonguldak'a kadar aşağı yukarı bir şekilde geliyor ama sonradan il olan yerler işte orası insanın kafasını karıştırıyor. “Batman sonradan mı il olmuştu yoksa var mıydı dur onun plakası neydi anasını satayım” düşünceleri sürekli dönüyor.

Babam ile annem bugün bizi gezdirir misin diye sordu. Ben de tamam bir Beykoz havası alalım dedim. Arabaya bindik uzun otoban yolculuğuna çıktık. Elbette sayısız TIR ve kamyon bu yolu kullandığı için farklı farklı plaka kodları gördük. Babam tüm illeri ezbere bilir. Sürekli babama aynı beş yaşında ki bir çocuğun anlamsız soruları olan baba bu ne baba bu ne der gibi, baba 42 neresi baba 15 neresi diye sorup durdum. En son sanırım dayanamadı ki sıradan saymaya başladık beraber 01 Adana, 02 Adıyaman, 03 Afyon, 22 Edirne, 42 Konya vs.

Çocukken her erkeğin askerde kesinlikle ezberleyeceğini düşünürdüm. Hatta bizzathi öğretiyorlar sanırdım. Ama ben askere gittiğimde öyle olmadığını gördüm. Şafak illere düştüğünde tertibime sorardım. Bu gün hangi ildeyiz diye. Hatta her gün telefonda konuştuğumuz babam benimle illeri beraber sayardı.

En çok arzu ettiğim şey trafikte giderken trafik kodlarının tamamını ezberlemek ve önümde giden yabancı kodlu araca “yürü amına koduğumun Muğlalısı” demek için sürekli ezberlemeye çalışıyorum. Bunu ezberlemek sadece ortamlarda muhabbeti geçtiğinde işime yarayacak ama çok hoş ve güzel bir bilgi bence.

Bir Şemsiye Nasıl Mübarek Olur?

 Yeşilçam filmlerini izlemeye bayılırım. Sık sık seyrederim. Tekrar tekrar izlediğim film sayısı sınırsızdır belki de. Kibar Feyzo, Davaro, ...