✍️ Kaldığım Yerden Yazılar

Bu blog suskunluğu yırtmaya çalışan birinin özgür olduğu bir yerdir.
lütfen evinde hisset, hoş geldin.

Beni Takip Et

X Instagram

2 Kasım 2025 Pazar

Okuyan Varsa Devam Edeceğim

 


            Bir aydır bir hikaye üzerine çalışıyorum. Ancak birkaç paragraftan öte ilerleyemedim. Araştırma yaptım, hikaye yazdığımı söylemeden insanlara yazdığım konuyla alakalı sorular sordum, düşündüm, düşündüm… ama sonu gelmedi. Bazı hedefler olmuyorsa bırakmak gerek düsturu ile dosyalarıma geldim, sağ tıkladım ve "sil” tuşuna bastım. En ufak bir pişmanlık duymadım. Zira gitmeyeceği belliydi. Hikayenin fikri her zamanki gibi üç saniyede aklıma gelmişti. Başta güzel gidiyor gibiydi ama sonra kesiliverdi. İlk paragrafı yazarken her şey aklımdaydı sonra “puff” diye gidiverdi.

            Şimdiye kadar birkaç yazdığım hikaye olmuştu ama bu kadar zorlanmamıştım. Sebebini asla bilmiyorum. Zorlama mı düşündüm acaba fikir aklıma gelirken? Ama hayır, birden gelivermişti gene. Herhangi bir iş yaparken birden ilham geliyor ve yazıyorum. Keşke biraz daha yetenekli olabilseydim diyorum.

            Basit bir blog yazarıyım. Anılar, ufak hikayeler yazıyorum sadece. Bazı kimseler okumaya değer buluyor, bu da beni çok sevindiriyor. Güzel geri dönüşler alıyorum. Ancak şimdilik beni bizzat tanıyan insanlar bunlar. Henüz yabancı kimse yok birkaç kişi haricinde.

            İşin garip tarafı artık kimse uzun yazılar okumuyor. Yüz kırk karakterli tweet bile (gerçi x olunca biraz arttırdılar sınırı) insanlara zor geliyor. Eğer sıkıcıysa insanlar kaydırıveriyorlar. Uzun videolar insanlara sıkıcı geliyor. Misal bir kaza haberi oluyor video biraz erken başlamış diyelim. Çarpma anından bir dakika daha öncesi var. Hemen yorumlarda “keşke adamın doğumundan alsaydınız” yorumları. Bir de herkesin her şey hakkında şaka yapmasına da sinir olmaya başladım o başka bir yazının konusu tabi.

            Odak noktaları insanların çok kısaldı artık. O kadar kısaldı ki yukarıda verdiğim örnekler geliyor. Bunun sebebi elbette artan teknoloji, reels kaydırma kültürü vs. şimdi bilinen şeyleri tekrar saymanın bir anlamı yok. İş yerinde çay-sigara molasında ayak üstü muhabbet ederken söylenen şeyleri tekrar edeceğim çünkü.

            Yine bu saçma yazıyı da buraya kadar okuyan sen değerli okuyucum. Teşekkür ederim. Burayı asla bırakmayacağım. Lütfen sen de beni bırakma. En çok istediğim şey bu bloğa belli bir kitle kazandırmak. İnsanların beni beğeniyle okuması. Bunu ne zaman başarırım ya da başarır mıyım bilmiyorum. Zamana bırakmak en iyisi elbette.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Notalara Saklanmış Hikâyeler

 İyi şarkı dinlemeye bayılırım. Şarkı dinlemek benim için yemek yemek, su içmek gibidir. Şarkı dinlerken sözleri anlamaya çalışır, notaları ...