Bir aydır bir hikaye
üzerine çalışıyorum. Ancak birkaç paragraftan öte ilerleyemedim. Araştırma yaptım,
hikaye yazdığımı söylemeden insanlara yazdığım konuyla alakalı sorular sordum, düşündüm,
düşündüm… ama sonu gelmedi. Bazı hedefler olmuyorsa bırakmak gerek düsturu ile dosyalarıma
geldim, sağ tıkladım ve "sil” tuşuna bastım. En ufak bir pişmanlık
duymadım. Zira gitmeyeceği belliydi. Hikayenin fikri her zamanki gibi üç saniyede
aklıma gelmişti. Başta güzel gidiyor gibiydi ama sonra kesiliverdi. İlk paragrafı
yazarken her şey aklımdaydı sonra “puff” diye gidiverdi.
Şimdiye kadar birkaç
yazdığım hikaye olmuştu ama bu kadar zorlanmamıştım. Sebebini asla bilmiyorum. Zorlama
mı düşündüm acaba fikir aklıma gelirken? Ama hayır, birden gelivermişti gene. Herhangi
bir iş yaparken birden ilham geliyor ve yazıyorum. Keşke biraz daha yetenekli
olabilseydim diyorum.
Basit bir blog
yazarıyım. Anılar, ufak hikayeler yazıyorum sadece. Bazı kimseler okumaya değer
buluyor, bu da beni çok sevindiriyor. Güzel geri dönüşler alıyorum. Ancak şimdilik
beni bizzat tanıyan insanlar bunlar. Henüz yabancı kimse yok birkaç kişi
haricinde.
İşin garip tarafı
artık kimse uzun yazılar okumuyor. Yüz kırk karakterli tweet bile (gerçi x
olunca biraz arttırdılar sınırı) insanlara zor geliyor. Eğer sıkıcıysa insanlar
kaydırıveriyorlar. Uzun videolar insanlara sıkıcı geliyor. Misal bir kaza
haberi oluyor video biraz erken başlamış diyelim. Çarpma anından bir dakika
daha öncesi var. Hemen yorumlarda “keşke adamın doğumundan alsaydınız”
yorumları. Bir de herkesin her şey hakkında şaka yapmasına da sinir olmaya
başladım o başka bir yazının konusu tabi.
Odak noktaları
insanların çok kısaldı artık. O kadar kısaldı ki yukarıda verdiğim örnekler
geliyor. Bunun sebebi elbette artan teknoloji, reels kaydırma kültürü vs. şimdi
bilinen şeyleri tekrar saymanın bir anlamı yok. İş yerinde çay-sigara molasında
ayak üstü muhabbet ederken söylenen şeyleri tekrar edeceğim çünkü.
Yine bu saçma yazıyı
da buraya kadar okuyan sen değerli okuyucum. Teşekkür ederim. Burayı asla
bırakmayacağım. Lütfen sen de beni bırakma. En çok istediğim şey bu bloğa belli
bir kitle kazandırmak. İnsanların beni beğeniyle okuması. Bunu ne zaman
başarırım ya da başarır mıyım bilmiyorum. Zamana bırakmak en iyisi elbette.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder