✍️ Kaldığım Yerden Yazılar

Bu blog suskunluğu yırtmaya çalışan birinin özgür olduğu bir yerdir.
lütfen evinde hisset, hoş geldin.

Beni Takip Et

X Instagram

9 Kasım 2025 Pazar

Gülümsemeyi Unutmayan Adam

 


            Kuzenim bir AVM’de satışçı olarak çalışıyor. Onu bazen işe bırakmak için oraya giderim. Biraz AVM’de vakit geçiririm, benim için iyi oluyor. Kuzenimin çalıştığı katta çocukları eğlendirmek için müzik çalan, tren gibi giden bir araç var. Her gittiğimde dikkatimi çeker. Fahiş fiyatlı, 10 dakika AVM’nin o katında gezdiren, saçma çocuk şarkıları çalan arı şeklinde bir araç aslında. Aslında dikkatimi çeken araç değil onu kullanan abimiz.

            Bu abimizi ne zaman görsem gülümser. Beni tanımıyor, ben onu tanımıyorum. Bir kelam konuşmuşluğumuz yok -sadece kolay gelsin harici- ancak asla gülümsemesinin eksik olduğunu görmedim. Yeğenim yanımdayken araca binmemiş olsa dahi yanımızdan araç geçerken “merhaba paşam” der sürekli gülümseyerek. Bunu her çocuğa da yapıyor. Yani anlaşılan çocukları gerçekten çok seviyor.

            Orta yaşı biraz geçkin bu abimizi tanımak sohbet etmek isterim aslında. Ona “abi çocukları bu kadar nasıl seviyorsun?” ya da “bu kadar gülümsemek yormuyor mu seni?” diye sormak isterim. Öyle ya insanın derdi olur, sıkıntısı olur. Ya da gülümsemek istemez en basitinden. Bir çocuk ağladığında yanına geliyor, “güzellik sen niye ağlıyorsun?” diye sorar. Derler işte araca binmek istiyor. “bak şimdi annen-baban arıya binmeni istemiyor onları dinlemelisin” der gülümser.

            Çocuk sevgisi garip bir şey gerçekten. Yakın bir döneme kadar ağlayan çocuklardan nefret ederdim. Sesleri beynimi dağlardı. Yeğenim oldu olalı daha bir tahammül eder oldum. Yine sevmiyorum o ayrı. O çocukla ilgilenmek, eğitimine ayrılan süre çok fazla zahmetli bir iş. Çocuk büyütmek asla kolay değil.

            Çocuk eğitimi de elbette çok zor. Bazı aileler çocuklarına patronun kim olduğunu gösterirlerken bazı aileler daha yumuşak davranıyor. Kimisi şımarmasına göz yumarken kimisi çocuğu robota çevirmiş. Benim bunların hangisi doğrudur diyebileceğim bir nokta yok. Asla bilmiyorum. Çocuğumun olmaması bu konuda elimi kolumu bağlıyor. Bir çocuk istiyor muyum onu da bilmiyorum. Çok büyük bir sorumluluk olduğuna hemfikiriz ancak. Çocuk ilerleyen yaşlarında “senin gibi babanın ta… bilmem ne” derse ne derim? Düşünebilir yani.

            Babalarıyla sorun yaşayan çok arkadaşım oldu. Ben de onlardan olmak istemiyorum elbette. Mükemmel bir evlat yetiştirmek mümkün değil tabi. ancak hani derler ya vatana millete hayırlı bir evlat olsun diye. Ben de onu istiyorum. Yukarıda anlattığımız abimiz de en azından on dakika da olsa çocukların hayatına dokunan bir insan. Keşke hepimiz çocuklara bu kadar dokunabilsek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Notalara Saklanmış Hikâyeler

 İyi şarkı dinlemeye bayılırım. Şarkı dinlemek benim için yemek yemek, su içmek gibidir. Şarkı dinlerken sözleri anlamaya çalışır, notaları ...