İki haftadır
elimi bilgisayarıma bile sürmedim; kaldı ki yazı yazayım. Çok özledim burayı.
İşsizken bayağı seri hâlinde, burayı taciz edercesine yazılar yazıyordum. Her
gün, iki günde bir ya da aynı gün iki yazı falan… Tabii o zamanlar buraya yeni
soyunmuş, büyük bir hevesin içindeydim; ondandır belki.
Bu heves
meselesi bende sık olur. Yeni başladığım bir hobi edinmiş olayım, bokunu
çıkarana kadar yaparım; sonra sıkılırım. Oysa her şey tadında olmalı. Burayı
okuyan var mı, onu da bilmiyorum. Google birtakım istatistikler veriyor ama ne
kadar güvenilir, emin değilim. Netice itibarıyla “tık” prensibiyle çalışan bir
şey bu. Linki sosyal medyada paylaşıyorum; insanlar yanlışlıkla tıklayıp iki
saniye sonra kapatıyor da olabilir.
Konumuz aslında
bu değil. Hoş, ne zaman buraya bir konuyla başladım ki? Misal, her zamanki şeyi
yapacağım ve aklıma ilk geleni yazacağım. Birkaç gündür araba bakıyorum.
Fiyatlar saçma sapan, delice. Sadece fiyatlar da değil; değişik, ilginç
özellikler, kusurlar hatta kusur bile sayılmayacak şeyler yüzünden fiyatlar
artıp azalıyor. Adam karısının isminin baş harfiyle kendi isminin baş harfini
plakaya yazmış. Satıcıyla konuşuyorsun, “Abi bu fiyat ne?” diyorsun; “Plaka
özel plaka” diyor. Abi plaka sana özel, bana ne senin isminin baş harfinden?
diyorsun… Küsüyor. Sen de dert sahibi oluyorsun.
Aslında çok
kötü bir hafta geçirdim. İşi şamataya vuruyorum ama çok bitkinim. Başıma bir
sürü şey geldi. Yine de iyiyim; işimi hâlâ seviyorum, mutluyum, huzurluyum.
Hâlâ biraz parasızım, evet; ama o da düzelecek. Buna kesinlikle inanıyorum.
Boşuna “her gecenin bir sabahı var” dememişler. Elbette hayat sürekli güllük
gülistanlık olmaz. İnişler çıkışlar olur. Dibin dibini gördüğüm de oldu.
Her şey güzel
olacak. İşimde tutunacağım, paramı biriktirmeye başlayacağım, düzenimi
kuracağım; Türkiye’de devrim olacak, muasır medeniyetler seviyesine çıkacağız,
hepimiz zengin olacağız, bir de kültür devrimi olacak… Bunlara ben de
inanmıyorum zaten, ondan yazdım durdum. Hangisine inanmadığımı ise artık takdir
siz değerli okurlarımın.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder