Bu hayatta en çok sevdiğim şey Kemal Sunal filmlerini tekrar tekrar izlemektir. Hiçbir filmde bu tadı almıyorum. Tabii bu biraz nostalji duygusundan kaynaklanıyor olabilir ancak o dönemki filmlerde sanki adını koyamadığım bir şey var ve kendine bağlıyor.
Çevrenize, tanıdıklarınıza hatta sokaktan geçen her insana sorsanız aşağı yukarı aynı şeyleri söyleyeceğine eminim Kemal Sunal için. Rahmetli bu halka mâl olmuş bir şahsiyetti kendisi. Çok şükür bu iktidarı göremeden vefat etti de herkesin politikleştiği, ikiye bölündüğü, sanatçıların da ondan bundan diye etiketlendiği dönemde yaşamayıp herkes tarafından sevilerek vefat etti kendisi. Zira fikri yapısını tahmin ettiğim biri ve bu dönemde ne tarafta duracağını çok iyi biliyorum.
İhsan Yüce’nin ilmek ilmek dokuyup yazdığı, kendisinin mükemmel bir şekilde hayat verdiği, salt bir mizah içermeyen filmleri bugün hâlâ aynı sorunların devam ettiğini gösteriyor. Hâlâ Kibar Feyzo filmindeki feodal düzen belki öyle bir şekilde yok ancak artıkları, pislikleri devam ediyor. “Grev, ekmek, işçiler kardeş patron kalleş” repliği hâlâ daha güncelliğini korumuyor mu?
Siyasi güldürü filmi olan Zübük, bugün aradan kırk küsur sene geçmesine rağmen güncelliğini koruduğu için günümüz iktidarı tarafından defacto olarak sansür uygulanmıyor mu? Yandaş olan Kanal 7 yayın haklarını satın almış, kendi kanalı dâhil hiçbir yerde yayınlatmıyor. Ya da Kiracı aynı olayları günümüzdeymiş gibi anlatmıyor mu? Bu liste uzar gider. Her filmi tek tek anlatmanın manasının olmadığını düşünüyorum.
Bu filmleri izlerken kahkahalara hâlâ boğuluyoruz evet. Lakin eskiden güldüğümüz şeyler artık gün geçtikçe canımı yakmaya başladı. Yukarıda bahsettiğim gibi hâlâ işsizlikle boğuşuyoruz. Hâlâ patronlar kanımızı emiyor. Hâlâ birileri üzerimizden paralar kazanmaya devam ediyor. Liyakatsizlik, rüşvet, iltimas almış başını gitmiş durumda.
Bunların çözümü yeni bir Kemal Sunal’ın gelip film yapmasını beklemek değildir. Kendisi döneminde eleştirmiş, hatta yerden yere vurmuştur muhataplarını. Bizim de bunu yapmamız gerekmektedir.
Asıl mesele, o filmleri izleyip gülüp geçmek değil; gülümsetirken aslında neye güldüğümüzü fark edebilmektir. Çünkü bazı şeyler sadece filmde kalmıyor, hayatın içinde tekrar tekrar karşımıza çıkıyor. Belki de bu yüzden Kemal Sunal filmleri eskimiyor. Eskimeyen şey film değil, anlattığı gerçekler oluyor.
İnsan en çok da buna gülmeye devam ederken, bir yandan da içten içe düşünmeden edemiyor: Biz gerçekten değiştik mi, yoksa sadece sahneler mi aynı kaldı?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder