Aklımda
hiçbir şey yok. Sadece yazmak için oturdum. Kelimelerin yüklenmesini
bekliyorum. Saat ikiye yaklaşıyor. Günün yorgunluğunu atmaya çalışıyorum bu
yazıdan neyden bahsedeceğimi de bilmiyorum açıkçası. Sabah kalktığımda ev
süpürdüm uzun müddettir sadece kendi doğal alanımı temizlerdim. Evin diğer
alanlarıyla ilgilenmezdim ailem şehir dışına çıktığı için biraz sorumlu
davranmak istedim. Bulaşıkları dizdim vs. takdir beklemiyorum elbette. Her
erkeğin beklentisidir “aferin kadına yardım ediyor ataerkil değil” lafını
duymak isteriz. Bunu en modern erkek bile duymak ister. Beyler lütfen şimdi
birbirimizi kandırmayalım.
Elbette
bu yetiştilme tarzımızla alakalı ve toplumla da alakalı zira kibar bir toplum
olmadığımız aşikar. Haliyle o kadar kil arasından yakut sırıtır. Biz bunu
istiyoruz. Misal genelde erkek çocukları evde yardım ettiğinde “aslan oğlum
annesine yardım etti” lafı duyulur.
Gerçekten kadınların yükü çok fazla ve bu toplumda kadın olmak çok zor.
Kadınlar erkek diye bir varlığı sevip koynuna alıyor bunun için bile teşekkür
etmek gerekir.
Kadın
olmak şöyle zor böyle zor diyip kafa ütülemek bilgiçlik taslamak istemiyorum
çünkü yıllardır duyulan bilinen şeylerden bahsedeceğim ayrıca bir erkek olarak
kadınlığın ne kadar zor bir şey olduğunu anlatmam abesle iştigal edecektir.
Kadınlığın zorluğunu bile erkekler anlatıyor. Sus be herif sana mı kaldı? Her
ay vajinasından kan akan ve iki büklüm olan kadın sana dayanıyor sen mi
bileceksin? Vel hasılı kelam kadın olmak zor birader.
Çocukken
annem de babamda çalıştığı için ablam tarafından büyütüldüm desem yalan olmaz.
O da çocuk sayılırdı. Neyse efendim, kendi başıma söküklerimi dikmeyi öğrendim.
Makarna haşlamayı, yumurta kırmayı, temizlik yapmayı. Geçmiş dönemlerde bu
işlerin hepsine kadın işi deniliyordu. Hala öyle düşünenler de olsa şükür ki
artık düşünenler gayet azaldı. Bir arkadaşımın tespiti bu aynen aktarıyorum.
“insanlar eskiden kadın iş yapar eve bakar derken şimdi hiç öyle insan kalmadı
erkeklerin de öyle bir beklentisi de kalmadı artık.” Bu söz o kadar haklı ki
zira roller eşitlendi. Kentleşmenin verdikleriyle kadın da erkek de çalışır
oldu. Roller değişti demiyorum cinsiyetsizleşti.
Kentleşmenin getirdiklerinden biri de
boşanmaların artması oldu. Eskiden boşanmaya aile faciası gözüyle bakılırken şu
an da artık iki insan birbirlerini çok seviyor da olabilir ama aynı evi
paylaşamayınca anlaşarak boşanabiliyor. Bu gayet doğal bir şey. Boşanmak aile
faciası değil. Bunu idrak etmek gerekir. İnsanlar barışmak için çocuk
yapıyorlar sonra olmuyor çocuk zarar görüyor. Boşanın. Gerçekten BOŞANIN.
Elbette
kadın erkek hala Türk toplumunda eşit görülmüyor. Hala kadın cinayetleri
oluyor. Maalesef ki İstanbul Sözleşmesi feshedildi. Kadınlar ülkemizde hâlâ
abi, kardeş, eş, çocuk, sevgili, hatta yedi yabancı tarafından öldürülüyor.
yirmi birinci yüzyılda bu çok acı bir gerçek. Özgecan Aslan’ı kaçımız
hatırlıyor. Anıt sayaç sitesine her gün bir kadın ekleniyor.
Ben
bir yargı, bir karar mecii değilim. Basit bir vatandaşım. Benim haddime değil
kadın haklarını savunmak. Kadınlar gayet iyi savunuyor elbette. İstediğim tek
şey insanların ölmemesi. Sadece yemeği geç hazırladı diye insan öldürülmez.
Ölüm basite indirgenmez. Velev ki kadın aldatsa bile. Sen kimsin ki
öldürüyorsun. Kadınlar ağzımıza sıçsa bile elhamdüllillah demek zorundayız. Sen
erkek olarak tüm yaradılış efsanelerinde ilk yaratılmışsın. Yüce yaratıcı demiş
ki sen nefsine yenik bir karaktersin ben senin mantıklı olanını yaratayım.
Hatırla, ömründe dediğin ilk kelime anne. Kadınlara bağımlı varlıklarız. Kadın
olmasa bu evrende iğrenç maymunlar gibi yaşarız. Ömrümüz boyunca tıraş olmaz,
onu bırakın yıkanma gereği bile duymayabiliriz. Hatırla yine lisedesin ders boş
çocuklarla uzun eşek oynuyorsun küfür kıyamet gırla. Birbirinize pandik
atıyorsunuz. Hop sınıfa bir kız giriyor herkes kendine çeki düzen veriyor bir
ne oluyoruz diyor. Ama beğenilme duygusuyla yapıyorsun bunu ama saygıdan ama
insanlığın geliyor aklına.
Yine
konudan konuya atladığım bir yazı oldu ama inanın saniye durmadım yazarken.
Aklıma ne geldiyse yazdım. Bunu cidden seviyorum içimden geçenleri yazıya
dökmek rahatlatıyor. Kafamda çevirmek beynimi uğultulara sokuyor. Bir hadsizlik
ettiysem kusuruma bakılmasın.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder