✍️ Kaldığım Yerden Yazılar

Bu blog suskunluğu yırtmaya çalışan birinin özgür olduğu bir yerdir.
lütfen evinde hisset, hoş geldin.

Beni Takip Et

X Instagram

2 Ağustos 2025 Cumartesi

Bir Çalar Saatin İtirafları

 



            Senden nefret ediyorum, her sabah bana ana avrat küfrediyorsun. Halbuki işimi yapıyorum. Evet benim doğru tahmin çalar saatin. Her gün sadece işimi yapıyorum sabahları seni kaldırıyorum. Hak ettiğim bu mu? Her sabah küfür dinlemek... Patronunla ettiğin kavgadan bana ne, işe gitmek istemiyorsan bana ne? Tembel pezevenk! O kadar üşengeçsin ki yıllardır seninleyim tüm insanlar artık telefonuyla uyanırken sırf sürekli yeniden alarm kurmamak için beni atmıyorsun kullanıyorsun. Yıllardır aynı komodindeyim kardeşim, insan sıkılır da değiştirmek ister ya hu!

            İşte yine başlıyoruz, saat gece iki beyefendi yatağa yeni giriyor. Madem uyanamayacaksın sabah, erken gir şu yatağa değil mi? Gamsız da herif, yatağa giriyor kafayı yastığa koyuyor pat diye uyuyor. İnsan biraz düşünür bugün ne yaptım nasıl geçti gün ne bileyim ettiğin kavgayı kafanda çevir, şöyle derdim böyle derdim diye. Nasıl uyuyabiliyor anlamıyorum. Sabah yine küfür kıyamet kalkıyor içerden seslerini duyuyorum yüzünü bile yıkamadan koştur koştur gidiyor işe.

            İnsanlar uyanmak için çalar saat kullanıyor halbuki sirkadiyen saat denilen mevhum elli yıl içerisinde mahvoldu. Gece çalışmak gibi saçma bir şey çıkarıldı. Yüce yaratıcı geceleri dinlenmek için yarattı. Gece çalışılmasını isteseydi insanoğlunun sağına soluna far yerleştirmez miydi? Lambanın bulunması şurada yüz yirmi senelik bir olay. İnsanoğlu on binlerce yıldır yaşıyor. Tüm dünya gece olduğunda uyuyor, gün aydınlandığında uyanıyor. İnsanlar gariptir gece gündüz sürekli uyanık. Çok merak ederim acaba tüm dünyada insanlar da dahil uyusaydı neler olurdu. Gerçi dünyanın yarısına güneş hala vuruyor. Saçma bir düşünce olurdu bu.

            Gece ilerliyor horultuların rahatsız etmiyor artık beni, alıştım. Dışardan gelen şehrin sesleri hala uyanık olanların var olduğunu bilmek rahatsız ediyor sadece. İnsanlar neden uyumuyor aklım almıyor. Akşam vakti duştan çıkmış yeni yıkanmış gecelikleri giymişsin, yatağa temiz çarşafları sermişsin, yatağa atıyorsun kendini, oh mis… Bundan büyük saadet var mı? Hele bir sabah olsun gör bak nasıl uyandırıyorum seni gene. En yüksek ayardayım gene, kulaklarının pasını alacağım gör sen.

            Saat gece beş oldu gene o sarhoş Kerim geçiyor sokaktan. Gene naralar atıyor umarsızca. Sen ona da küfür ederdin gene başladı Kerim diye. Kendi kendine anlatmaya başlıyordun sonra. “Sevdiğin kızı vermediler diye berduş oldun çıktın. Bu kadar içen adama kız verirler mi?” diye devam ediyorsun hep sonra. Kerim sabahları uyanmak zorunda değil barakadan hallice bir yerde yaşıyor. Kim ona alkol parası verirse işini yapıyor, akşama kadar uyuyor, sabaha kadar da içiyor. Sen kendi derdine yan. Patronun bu ay bizi çıkarır mı diye korkundan sabah ezanıyla uyanıyorsun.

            Ezan demişken sabah ezanında tüm köpekler havlamaya başlıyorlar. Neden havlıyorlar hala anlamış değilim. Korkudan mı, sinirden mi? Bir gün şey demiştin sen, ne demiştin dur bakayım “dinci kesim tüm kainatın Allah’ı tesbih ettiğini söyler” demiştin. Belki de öyledir kim bilir.

            Vakit daralıyor, uyanacaksın birazdan kim bilir hangi karıyı görüyorsun rüyanda. Geçen şirkette sıkıştırdığın Necla’yı mı yoksa? Sen telefonda konuşurken duydum. “karı ilik ilik oğlum sen ne diyorsun?” diyordun. İğrenç bir adamsın sen. Belki bana her sabah sövmesen yaptığın her şeye göz yumacaktım iyi arkadaş olacaktık. Belki ben seni tatlı tatlı uyandıracaktım her sabah o zaman. Belki de dediğim telefona geçecek beni emekli edecektin. Sesimi duymamak için de salona alacaktın beni. O zaman seni hiç rahatsız etmezdim. Bu  sefer güzel anılarına şahit olurdum. Belki hoşlandığın kızla buluşma saatini gösterecektim sana heyecanlı heyecanlı bana bakacaktın, dakikalarımı sayacaktın. Şimdi ne yapıyorum her sabah senin pis suratını görüp, küfürlerini işitiyorum.

            Vakit geldi birkaç dakika var gene o kulakları yırtarca çalan zilim duyulacak gece sona ermiş olacak. İşte geldi. “amına koyduğumun saati gene çalıyor. Bıktım siktiğim işinden.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Notalara Saklanmış Hikâyeler

 İyi şarkı dinlemeye bayılırım. Şarkı dinlemek benim için yemek yemek, su içmek gibidir. Şarkı dinlerken sözleri anlamaya çalışır, notaları ...