✍️ Kaldığım Yerden Yazılar

Bu blog suskunluğu yırtmaya çalışan birinin özgür olduğu bir yerdir.
lütfen evinde hisset, hoş geldin.

Beni Takip Et

X Instagram

19 Ekim 2025 Pazar

Yattığın Yer İncitmesin Amca

 


            Birkaç haftadır hayat hastalık, ölüm işlerin ters gitmesi vs. ile bu hayatın geçici olması, fazla kanmamam gerektiğini gösteriyor bana. Bir önceki yazımda bir kalp krizinden bahsederken geçen pazar da amcamı kaybettim. Uzun müddettir hasta ve yatıyordu. Hiç sevmem aslında bu lafı ama kurtuldu diyebiliriz. Hayat ne kadar zor olursa olsun kurtulunabilecek bir yer değil bence. Zira yaşamayı seviyorum. Nefes almak çok güzel bir şey. Elbette yatalak yaşamak, başkasının eline bakmak kesinlikle zor.

            Amcamı defnetmeye giderken yanımdakilere “ohoo öyle zaman gelecek ki bakın amcam vefat edeli bilmem kaç yıl geçmiş diyeceğiz” dedim. Hakikaten göz açıp kapatıncaya kadar yedi gün olmuş bile. Ölüm çok garip bir kavram. Hayat ile bağın tamamen kopuyor artık tek yaşadığın yer hatıralar oluyor. Birkaç nesil sonra o da yok oluyor. Seni hatırlayan son kişi de bu dünyadan göçünce sen de artık yok oluyorsun.

            Hayata dair ne kadar varsan o kadar hatırlanıyorsun. Bu dünyada neler yaptığın, kimle görüştüğün, kime yardım ettiğinle varsın. Benim amcam garip geldi, garip gitti. Kimseye bir zararı yoktu. Kimseyle de işi yoktu. Hayata dair tek amacı emekli olmaktı, emekli olduktan sonra da vakit namazlarında camiye yetişmekti. Bu iki amacını da yapmıştı. Kavga etmişse eğer akşamına bir şey olmamış gibi kavga ettiği kişinin yanına gider sohbet ederdi.

            Kimseden sigara istemişliği yoktur. Kendi sigarasını alır, yoksa içmez, bazen eş dost ona sigara aldığında bu pahalı bana bunun ucuzundan alın derdi. Çok sigara içerdi ama, benim saydığım günde iki pakete yakın içiyordu. Dışarda ne zaman görsem ağzında muhakkak sigarası olurdu.

            Kendine hiç bakmazdı. Sabahın erken saatinde işe giderken görürdüm yine ağzında sigara usul usul camiye gider tuvaletleri açardı. Kahvaltıdan sadece anladığı çeçil peynir denilen tuzlu peynir ve yarım ekmekti. Soğuğu hiç sevmez kat kat giyinirdi. Benim şahit olduğum üzerinde atlet, gömlek üstüne bir gömlek daha, yelek, bir kat hırka, üstüne ceket, üstüne de mont giyerdi. Dışardan gören o kadar kat elbiseye heybetli görebilirdi. Ancak onu kıyafetsiz gördüğümde ne kadar çelimsiz iskelet olduğunu fark etmiştim.

            Ağzı bozuktu amcamın… Ama sadece çok sinirlendiğinde söver, kendi şivesiyle basardı küfrü. Allah rahmet eylesin amcama. Babama kızdığı için “bana amca deme lan” dese de o benim garip amcamdı. Kimseye bir zararı yoktu. Bassa da küfrü onun huyuydu bu.

            Yattığın yer incitmesin amca seni, huzurla yat…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Notalara Saklanmış Hikâyeler

 İyi şarkı dinlemeye bayılırım. Şarkı dinlemek benim için yemek yemek, su içmek gibidir. Şarkı dinlerken sözleri anlamaya çalışır, notaları ...