✍️ Kaldığım Yerden Yazılar

Bu blog suskunluğu yırtmaya çalışan birinin özgür olduğu bir yerdir.
lütfen evinde hisset, hoş geldin.

Beni Takip Et

X Instagram

16 Kasım 2025 Pazar

Atıl Kalan Hanların Hikâyesi

 


            Ne zaman bir iş hanı önünden geçsem içerisini hep merak etmişimdir. İçeride ne dükkanlar var, ne durumda, işlek mi hala diye. Ben çocukken insanlar büyük mağazaları hep hanlarda bulurdu. Türlü işlerini orada hallederlerdi. AVM’ler arttığından beri hanlar boynu bükük, atıl durumda kaldılar.

            Birkaç defa iş hanı ortamında çalıştım. Çoğunda da çalıştığım han oldukça atıl durumda, artık işlevini yitirmiş gün sayıyordu. Duvarları çatlak çatlak, tuvaletleri bozuk, yer yer küf ve idrar kokan bir durumda idi. Eğer birkaç katlı kapısı olmayan bir yerde ise han muhakkak içerisi evsizlerin uğrak yeri olur.

            Bodrumda ki dükkanların hali içler acısı olurdu. Genelde tütüncü, bilgisayar tamircisi, kitapçı bulunduran bu katta dükkanlar birbirini tanır sabah açar komşularla akşama kadar muhabbet ederler. Muhabbetin konusu da her zaman aynıdır “işlerin eski tadı kalmadı.” Ekseri bu dükkanlara yönlendirmek için giriş kata ışıklı LED tabelalar asılır ancak onlar da pek bir işe yaramaz.

            Giriş katı çok alengirli de olsa onlar da atıl kalmışlıktan nasibini almıştır. Eskiden buraları terziler ve giyim mağazaları almış olsa da artık telefoncular görmekteyiz. Süslü vitrinleri ışıklı tabelaları ile “gel buraya derler.” Eğer dükkan girişi han girişinden değilse nispeten daha iyi iş yapar bu dükkanlar.

            Orta katlarda çay ocağı esnafı elinde tepsi bir aşağı bir yukarı koşturur. Esnaf içtiği çayın hesabını yapmaktadır artık. Elemanlarına birkaç çay daha az için demek raddesine gelmişlerdir.

            İşlek hanlar yok değil midir? Elbette vardır. Bunlar sayılıdır ancak. Adı çok duyulmuş, o malı sadece orda bulursun denilen hanlardır bunlar. Kadıköy’de Yazıcıoğlu iş hanı mesela. Gerçi orası da eski tadında değil artık. Yine bahsettiğim iş hanları kategorisine girdi girecek haldedir. Esnafın müşteri tokatlamasından artık oraya da kimse gitmemeye başladı. Avrupa Yakasında Şark han da işlek hanlardan biridir yine.

            Hanlar hayatımıza 11. yy da Selçuklularla giriyor aslında. Anadolu’nun bir çok yerine hanlar kuruluyor ticareti zenginleştirmek için. Osmanlılar da mirası devralıyor. O dönemde hanların görevi tüccarların konaklama yerleri oluyor. Sonraları İstanbul’a kapan hanları kuruluyor. Örnek veriyorum Anadolu’dan gelen un İstanbul’da un kapan hanına geliyor burada unun değeri biçiliyor mühürlenip piyasaya sürülüyor. Bugünkü Unkapanı’da buradan geliyor.

            Hanlar samimi içten çok güzel yerlerdi, esnaflık vardı romantizmine girmeyeceğim elbette. Beni biraz tanıyan okuyucularım varsa eğer bunu yapmayacağımı bilirler. Günümüzde esnaf handan içeri girer girmez ellerini ovuşturup “gel güzel abim bunlar yeni geldi” derse kaçın oradan. Yine de o eskiden çalıştığım hanların daha işlek olmasını çok isterdim. Hatta patronumla nasıl daha iyi satış yaparız diye birbirmizle fikir alışverişinde bulunurduk.

            Nostalji iyi bir şeydir. Ancak dozunda ve yerinde. Ayrıca işlevliyse güzeldir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Notalara Saklanmış Hikâyeler

 İyi şarkı dinlemeye bayılırım. Şarkı dinlemek benim için yemek yemek, su içmek gibidir. Şarkı dinlerken sözleri anlamaya çalışır, notaları ...