Eski mesajları
silmem asla. Ara sıra döner bakarım. Gene öyle bir dönemime denk geldim. Açıp baktım
uzun uzun. Tersanede elektrikçilik yaptığım döneme denk geldim. Ustabaşının
attığı mesajlara, grupta konuştuğumuz yazılara denk geldim. Günümüzde tartışmalı
olan SİHA gemisi TCG Anadolu gemisini yapan tersanede çalışıyordum. O gemide
emeğim gerçekten çoktur. Hadi gelin tersane günlüklerime gidelim.
Tersane ortamı
gariptir. Taşeron yuvası, maaşları oldukça düşük, güvensiz çalışma ortamına sahip
bir yerdir. Bugün taşeron şirketiniz ben tersaneden ayrılıyorum derse biriken
izin günleriniz, kıdeminiz vs. hepsi verilir ama sıfırlanır. Yeni şirkete
geçersiniz. Yani emekli oldunuz diyelim ona göre tazminat alırsınız ya da
alamazsınız bile. Maaşınız ne olursa olsun banka hesabınıza asgari ücret yatar
üstü ve fazla mesai ücretiniz saman kağıtlı bir zarf içinde bir hafta sonra verilirdi.
Tabi o paradan bekle ki hayır gelsin.
Eve geldiğinizde her
yeriniz toz ve pislik olacaktır. Her akşam duş alırdım havlum leş gibi olurdu. İki günde bir
kirliye atardım banyo havlumu. Zira eve geldiğimde suratım adeta çamur kaplı
olurdu. Geminin en derin dehlizlerine en girilmedik yerlerine girerdik. Tabi geminin
yapımı yıllar sürdüğü için pas, toz kir, çamura bulanmak işten bile değildi.
Asla küçümsemiyorum
ancak nispeten eğitimsiz ve gurbetçiler çalışırdı. Onlara kalacak yer ayarlanır,
bir evde yirmi- yirmi beş kişi kalırdı. Yemekleri vs. şirket tarafından
karşılanırdı. Zaten bu insanlar sabah köründe çıkıp her gün fazla mesai yapan
insanlardı. Öğle arasında yemekhanede yerler akşam mesaisine de yemek yerler,
zaten işte çıkmaları da en iyi ihtimalle
saat dokuz olurdu eve varmaları dokuz buçuk diyelim o saatte ne yemeği yesin
pelte gibi yatağına gidiyor adam. Derdi evine para gönderebilmek sadece.
Orada, benden
kaynaklı mıydı artık bilemiyorum yoğun mobbinge maruz kalmıştım. “beceremiyorsun
Emirhan, olmuyor Emirhan, neden böyle Emirhan.” Laflarına maruz kalıyordum. Ben
oraya “yardımcı” yani genel tabiriyle çırak olarak girmiştim. Benden usta işi
bekliyorlardı. Bir de kadrolularla sürekli bir savaş halindeydik. Aşağıda onu
da anlatacağım
Kadrolularla köşe
kapmaca oynuyorduk. Yalanın bini bir paraydı. Ben de yalan söylemeyi çok beceremeyen
bir insan olduğumdan mütevellit sürekli patlardık. Haliyle ustabaşımıza giderdi
olay. Sürekli azar işittiğimi bilirim. Her işimiz takla tokattı. Ekibimiz küçük
bir ekipti biz beş kişi olarak gemide karanlık yerlere karadan elektrik çekip
aydınlatma yapardık.
Çok fazla iş
kazası gördüm. Hatta ben de iş kazasına maruz kaldım. Neden kendini korumadın
diyerek girişimi yasakladıkları oldu. Ancak işimi seviyordum o dönemlerde. Son günlerde
beni yıldırma politikası güttüler. Sebebi tazminatımın falan olması değildi
asla. Zaten bir tazminatım yoktu. Hani biz kovduk dememek içindi sanırım. Zira benden
asla memnun olmadıklarını biliyorum. Yaptığım hiçbir işi beğenmezlerdi. Gene de
bir dönem sonra cidden artan iş kazalarını görmek ve yoğun mobbing karşısında
yoruldum ve işi bırakma kararı aldım.
İyi yönleri yok muydu?
Elbette vardı, orası sayesinde elektrik işlerine aşina oldum ve artık yapabiliyorum.
Ayrıca meslek sahibi olmuştum. Ustabaşımız ne kadar azarlasa da kızsa da bizi
başkasına karşı ezdirmeyen biriydi. Aynı zamanda eğlenceli işti. Dediğim gibi karanlık
yerlere aydınlatma sağladığımız için iş bizden geçerdi. Bir bölge var diyelim. Orada
çalışma yapılacak misal tavan döşemesi yapılacak gemiye diyelim. Karanlıkta çalışmaya
iş güvenliği uzmanları izin vermiyorlardı. Haliyle herkes bizi bekliyordu. Onun
için iş güvenlikleri bizimle arasını iyi tutmak zorundaydı. Herkes bizi
kapılarda karşılardı. Bu da hoşuma gidiyordu.
Netice itibariyle
bugün buradayım. Hani hep derim ya (yalan söyleme bir kere yazdın sadece böyle
bir yazı) her yapılan şey tecrübedir diye. Bu da benim için böyle bir tecrübe
oldu. Şu an ki işimde bu kadar zorlanmamım sebebi bana “sen bunu bunu yap Emirhan
sonra benim söylediğim yere git” denildiği için, yani böyle çalışmaya alışmıştım.
Mevcut olan işim gereği emir vermek zorundayım insiyatif almak zorundayım ve
çok zorlanıyorum. Ancak başaracağım.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder