✍️ Kaldığım Yerden Yazılar

Bu blog suskunluğu yırtmaya çalışan birinin özgür olduğu bir yerdir.
lütfen evinde hisset, hoş geldin.

Beni Takip Et

X Instagram

3 Ocak 2026 Cumartesi

Toz, Pas ve Emeğin İçinden

 


            Eski mesajları silmem asla. Ara sıra döner bakarım. Gene öyle bir dönemime denk geldim. Açıp baktım uzun uzun. Tersanede elektrikçilik yaptığım döneme denk geldim. Ustabaşının attığı mesajlara, grupta konuştuğumuz yazılara denk geldim. Günümüzde tartışmalı olan SİHA gemisi TCG Anadolu gemisini yapan tersanede çalışıyordum. O gemide emeğim gerçekten çoktur. Hadi gelin tersane günlüklerime gidelim.

            Tersane ortamı gariptir. Taşeron yuvası, maaşları oldukça düşük, güvensiz çalışma ortamına sahip bir yerdir. Bugün taşeron şirketiniz ben tersaneden ayrılıyorum derse biriken izin günleriniz, kıdeminiz vs. hepsi verilir ama sıfırlanır. Yeni şirkete geçersiniz. Yani emekli oldunuz diyelim ona göre tazminat alırsınız ya da alamazsınız bile. Maaşınız ne olursa olsun banka hesabınıza asgari ücret yatar üstü ve fazla mesai ücretiniz saman kağıtlı bir zarf içinde bir hafta sonra verilirdi. Tabi o paradan bekle ki hayır gelsin.

            Eve geldiğinizde her yeriniz toz ve pislik olacaktır. Her akşam duş alırdım havlum leş gibi olurdu. İki günde bir kirliye atardım banyo havlumu. Zira eve geldiğimde suratım adeta çamur kaplı olurdu. Geminin en derin dehlizlerine en girilmedik yerlerine girerdik. Tabi geminin yapımı yıllar sürdüğü için pas, toz kir, çamura bulanmak işten bile değildi.

            Asla küçümsemiyorum ancak nispeten eğitimsiz ve gurbetçiler çalışırdı. Onlara kalacak yer ayarlanır, bir evde yirmi- yirmi beş kişi kalırdı. Yemekleri vs. şirket tarafından karşılanırdı. Zaten bu insanlar sabah köründe çıkıp her gün fazla mesai yapan insanlardı. Öğle arasında yemekhanede yerler akşam mesaisine de yemek yerler, zaten işte  çıkmaları da en iyi ihtimalle saat dokuz olurdu eve varmaları dokuz buçuk diyelim o saatte ne yemeği yesin pelte gibi yatağına gidiyor adam. Derdi evine para gönderebilmek sadece.

            Orada, benden kaynaklı mıydı artık bilemiyorum yoğun mobbinge maruz kalmıştım. “beceremiyorsun Emirhan, olmuyor Emirhan, neden böyle Emirhan.” Laflarına maruz kalıyordum. Ben oraya “yardımcı” yani genel tabiriyle çırak olarak girmiştim. Benden usta işi bekliyorlardı. Bir de kadrolularla sürekli bir savaş halindeydik. Aşağıda onu da anlatacağım

            Kadrolularla köşe kapmaca oynuyorduk. Yalanın bini bir paraydı. Ben de yalan söylemeyi çok beceremeyen bir insan olduğumdan mütevellit sürekli patlardık. Haliyle ustabaşımıza giderdi olay. Sürekli azar işittiğimi bilirim. Her işimiz takla tokattı. Ekibimiz küçük bir ekipti biz beş kişi olarak gemide karanlık yerlere karadan elektrik çekip aydınlatma yapardık.

            Çok fazla iş kazası gördüm. Hatta ben de iş kazasına maruz kaldım. Neden kendini korumadın diyerek girişimi yasakladıkları oldu. Ancak işimi seviyordum o dönemlerde. Son günlerde beni yıldırma politikası güttüler. Sebebi tazminatımın falan olması değildi asla. Zaten bir tazminatım yoktu. Hani biz kovduk dememek içindi sanırım. Zira benden asla memnun olmadıklarını biliyorum. Yaptığım hiçbir işi beğenmezlerdi. Gene de bir dönem sonra cidden artan iş kazalarını görmek ve yoğun mobbing karşısında yoruldum ve işi bırakma kararı aldım.

            İyi yönleri yok muydu? Elbette vardı, orası sayesinde elektrik işlerine aşina oldum ve artık yapabiliyorum. Ayrıca meslek sahibi olmuştum. Ustabaşımız ne kadar azarlasa da kızsa da bizi başkasına karşı ezdirmeyen biriydi. Aynı zamanda eğlenceli işti. Dediğim gibi karanlık yerlere aydınlatma sağladığımız için iş bizden geçerdi. Bir bölge var diyelim. Orada çalışma yapılacak misal tavan döşemesi yapılacak gemiye diyelim. Karanlıkta çalışmaya iş güvenliği uzmanları izin vermiyorlardı. Haliyle herkes bizi bekliyordu. Onun için iş güvenlikleri bizimle arasını iyi tutmak zorundaydı. Herkes bizi kapılarda karşılardı. Bu da hoşuma gidiyordu.

            Netice itibariyle bugün buradayım. Hani hep derim ya (yalan söyleme bir kere yazdın sadece böyle bir yazı) her yapılan şey tecrübedir diye. Bu da benim için böyle bir tecrübe oldu. Şu an ki işimde bu kadar zorlanmamım sebebi bana “sen bunu bunu yap Emirhan sonra benim söylediğim yere git” denildiği için, yani böyle çalışmaya alışmıştım. Mevcut olan işim gereği emir vermek zorundayım insiyatif almak zorundayım ve çok zorlanıyorum. Ancak başaracağım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Notalara Saklanmış Hikâyeler

 İyi şarkı dinlemeye bayılırım. Şarkı dinlemek benim için yemek yemek, su içmek gibidir. Şarkı dinlerken sözleri anlamaya çalışır, notaları ...